Doğal termal ve mineralli su zengini Türkiye, bu kaynaklarının ancak binde birini kullanabiliyor. Türkiye'de kişi başına bir yılda içilen şişelenmiş doğal mineralli su miktarı ise ortalama 3 litre dolaylarında. Neredeyse günlük içilmesi gereken miktarı bir yılda içiyoruz. Oysa, mineralli suların günlük fizyolojik su gereksinimini karşılama ötesinde insan sağlığı üzerinde bir dizi yararlı etkisi söz konusu. Öncelikle günlük mineral gereksiniminin karşılanmasında, özellikle de kalsiyum, magnezyum ve flor takviyesinde mineralli sular önemli bir kaynak. Ayrıca, içerdikleri bikarbonat, sülfat ve karbondioksit nedeniyle de mide-barsak sistemi ve safra kesesi, pankreas ve idrar yolları üzerinde doğrudan, metabolizma üzerinde de dolaylı etkileri söz konusu. Tabi ki bu etkilerin kaliteli, sağlıklı bir üretim, bilinçli ve doğru kullanım ile olanaklı olduğu unutulmamalıdır.
Elinizdeki broşür, yüzyıldır zengin mineral içeriği nedeniyle, geleneksel olarak kullanılan "Tuzla İçmeleri Doğal Mineralli Suyu" nun şişelenip geniş kesimlerin tüketimine sunulması nedeniyle, çağdaş ve bilimsel kullanımını desteklemek amacıyla hazırlanmıştır. Emeği geçenleri kutlarken, dileğim doğal mineralli sular ve sağlık etkileri üzerine genel bilimsel bilgiler de içeren bu broşürün çok okunması, böylece sağlıklı bir yaşam için sağlıklı doğal mineralli su tüketiminin ülkemizde de yaygınlaşarak Avrupa ortalamasını ( 100 litre/kişi/yıl ) "yakalaması".
Prof. Dr. M. Zeki Karagülle
İzmir ve ilçelerinde talihi bayilikler verilecektir.
Diyet, alkol kullanımı, aktivite seviyesi, stres, hastalıklar ilaçlar ve hormon düzeylerindeki değişiklikler gibi bir çok faktör kan şekeri düzeylerini etkiler.Fakat düzey kendikendine sık sık yapılacak kan şekeri testleri ile izlenebilir.Böylece kan şekeri seviyelerindeki değişikliklere göre tedavi ayarlanabilir. Bazı öneriler:
Beslenme: Diabetli hastalarda kan şekerinin normal düzeylerde tutulabilmesi için beslenme çok önemli rol oynamaktadır. Önemli olan az yenmesi değil ihtiyacı karşılayacak yiyeceklerin yenmesidir.Yiyecekler 4 esas gruba ayrılır:*Sebze ve meyveler(portakal, elma, muz, havuç,ıspanak), *hububatlar,tahıllar ve ekmek (buğday, pirinç, arpa, yulaf) ,* mandıra ürünleri (süt, krema, yoğurt) *etler, kümes hayvanları,balık,yumurta vs. Bu 4 esas grubun herbirinden hergün yenmesi önemlidir. Böylece vücüdun ihtiyaç duyduğu bütün besinler alınmış olur. Yiyeceklerdeki esas besinler: karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitamin ve minerallerdir.Karbonhidratlar vücuda enerji verir. Diabetlilerde en uygun seçim fasulye, bezelye, mercimek, tahıllar, hububatlar, sebze ve meyvelerdir.Proteinler arasında ise en uygun seçim hafif etler ve az yağlı mandıra ürünleridir. Lifli gıdalar kan şekeri ve yağ düzeylerini düşürmek için en sağlıklı besinlerdendir.Fazla yağlı yiyecekler diabet hastalarında çok zararlı olabilirler.Tuzu kısıtlamak ta önemlidir.
Egzersiz: Düzenli yapılan egzersizlerle vücuttaki fazla şeker yakılır ve kan şekeri düzeyleri düşer.Doktorun önerdiği egzersiz şeklinin seçilmesi ve egzersizlerden sonra kan şekeri düzeylerinin ölçülmesi faydalıdır.Fazla enerji gerektiren egzersiz türlerinin kan şekerini aşırı düşürebileceği unutulmamalıdır.
Stres ve Hastalıklar: Psikoljik stres veya soğuk algınlığı, grip, bakteriel enfeksiyonlarla oluşan fizyolojik stres insülinin gerektiği gibi işlevini sürdürmesini engelleyecek hormonların üretimine sebep olabilirler.Kalp krizi gibi bazı hastalıklar veya büyük travmalar kan şekeri düzeylerini yükseltebilirler.Stres ve hastalık durumlarında kanşekeri düzeylerinin sık sık kontrol edilmesi yararlı olacaktır. Pneumococcal pnömoniye ve gribe karşı aşılanmak riski azaltacaktır.
Alkol: Alkol karaciğerden glikozun serbest bırakılmasını engelleyerek kan şekeri düzeylerinde çok fazla düşmelere sebep olabilir.Alkol alınması gerekiyorsa ılımlı düzeyde alınmalı ve önceden mutlaka birşeyler yenmelidir.